Kocaeli’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçelerinden biri olan Kartepe, İzmit Körfezi ile Sapanca Gölü arasında konumlanmış eşsiz bir coğrafyaya sahiptir. Samanlı Dağları’nın kuzey yamaçlarına yayılan ilçe, hem deniz hem de göl manzarasını bir arada sunabilmesiyle Marmara Bölgesi’nde nadir rastlanan bir doğa zenginliğine ev sahipliği yapar. Yaklaşık 269 km²’lik yüz ölçümü ve 150 bini aşan nüfusuyla hızla gelişen Kartepe, 2008 yılında farklı beldelerin birleşmesiyle ilçe statüsü kazanmış modern bir yerleşim alanıdır.
İlçeye adını veren Kartepe Dağı, 1602 metreye ulaşan yüksekliğiyle bölgenin en önemli doğal simgesidir. Kış aylarında yoğun kar yağışı alan bu zirve, Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kartepe’de kayak ve snowboard gibi kış sporlarının yanı sıra, yılın diğer dönemlerinde doğa yürüyüşleri, trekking, kampçılık ve yamaç paraşütü gibi aktiviteler yapılabilmektedir. Bu yönüyle ilçe, dört mevsim turizme açık bir destinasyon olma özelliği taşır.
Kartepe’nin doğal yapısı yalnızca dağlarla sınırlı değildir. İlçenin eteklerinde uzanan yemyeşil ormanlar, serin yaylalar ve zengin bitki örtüsü, bölgeyi açık hava doğa sahası, adeta doğal arboretum haline getirir. Özellikle Maşukiye ve çevresi, şelaleleri, dereleri ve huzur veren atmosferiyle ziyaretçilerin en çok tercih ettiği alanlar arasındadır. Ayrıca doğal su kaynaklarının bolluğu sayesinde yaz aylarında su sporları yapılabilmekte, amatör ve profesyonel balıkçılar için sazan balığı avcılığı önemli bir aktivite haline gelmektedir.
Tarihsel açıdan bakıldığında Kartepe, köklü bir geçmişe sahiptir. Bölge, antik dönemde Nikomedia’nın hinterlandında yer almış ve Bizans dönemlerinde önemli bir geçiş noktası olmuştur. Osmanlı döneminde ise doğu seferlerinin önemli güzergâhlarından biri olan Bağdat Yolu üzerinde bulunması, Kartepe’ye stratejik bir değer kazandırmıştır. Bu dönemin önemli eserlerinden biri olan Hikmetiye Camii, 20. yüzyılın ilk yıllarında Sultan 2. Abdülhamid’in iradesi ile yaptırılmıştır. Sultan 2. Abdülhamid’in sarayda çalışan görevlisi Habibe Hanım Japonya'daki Ertuğrul Faciasında kayalara çarparak batan Ertuğrul Firkateyni Mürettebatı olan oğlunun Şehit olması üzerine Caminin bulunduğu alan ve yolun altındaki (müze, su deposu ve park alanı dâhil takribi 7000 m2 ) alanı Cami yapılmak üzere hibe etmiştir. Habibe Hanım Hikmetiye köyünün kurucusu Süleyman Bey’in sarayda yaşayan kız kardeşidir.
Bölgenin sanayi ve üretim tarihine ışık tutan en önemli yapılardan biri ise Çuhane Fabrikası’dır. Osmanlı döneminde kurulan bu fabrika, özellikle askeri ihtiyaçlar için çuha (yünlü kumaş) üretimi yapmak amacıyla faaliyet göstermiştir. Stratejik konumu ve su kaynaklarına yakınlığı sayesinde üretim açısından avantajlı bir noktada kurulan Çuhane, dönemin sanayileşme çabalarının önemli bir örneğini temsil eder.
Kartepe’nin bugünkü sosyal ve kültürel yapısı ise büyük ölçüde 19. yüzyılda yaşanan göç hareketleriyle şekillenmiştir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Kafkasya’dan gelen Çerkez, Abhaz, Gürcü toplulukları ile Balkanlardan gelen göçmenler bölgeye yerleşmiş, daha sonraki yıllarda mübadele ile gelen Türk nüfus da bu yapıyı zenginleştirmiştir. Bu durum, ilçede çok kültürlü bir yaşamın oluşmasına katkı sağlamıştır.
Cumhuriyet döneminde sanayileşme ile birlikte hızlı bir gelişim gösteren Kartepe, günümüzde hem sanayi hem de turizm açısından önemli bir merkez konumundadır. Verimli toprakları sayesinde tarım ve hayvancılık faaliyetleri hâlâ önemini korurken, doğal güzellikleri ve spor olanakları sayesinde turizm sektörü her geçen gün daha da gelişmektedir. Özellikle eko turizm açısından büyük bir potansiyele sahip olan ilçe, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için ideal bir destinasyon sunar.
Sonuç olarak Kartepe, tarihi derinliği, doğal zenginlikleri ve dört mevsime yayılan turizm imkânlarıyla yalnızca Kocaeli’nin değil, Marmara Bölgesi’nin de en dikkat çekici yerlerinden biridir. Hem doğaseverlere hem de tarih meraklılarına hitap eden bu özel ilçe, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunmaya devam etmektedir.